Copyright © Tuğçe'nin Kitaplığı
Design by Dzignine
30 Ocak 2013 Çarşamba

Yorum: Kemikler Şehri - Cassandra Clare | BloG-TwinS (İki Blog Bir Kitap)


79a4df8c-60e1-4462-9211-ea51ffb1c3ac-1
Puanlama : C+

Yazar: Cassandra Clare
Çevirmen:  Selim Yeniçeri
Sayfa Sayısı:  580
Dili: Türkçe
Yayınevi:  Artemis Yayınları

BloG-TwinS Kurucuları (Naçizane Yorumcularınız,Biz)
Tuğçe’nin Kitaplığı : Tuğçe
Küçük Kızın Büyük Kütüphanesi: Küçük Kız  

@Küçük Kız: Blog-Twins (İki Blog Bir Kitap) çalışmamızın ilk kitabı, Cassandra Clare’in Ölümcül Oyuncaklar Serisinin ilk kitabı “Kemikler Şehri” Tuğçe’cim sıkıcı (ama önemli) detaylar kısmını sana bırakıyorum cicim :)

@Tuğçe: Amerika’da 2007 yılında çıkan bu kitap, 2009 yılında bizde de yayımlandı ve serinin şimdiye kadar beş kitabı çıktı. 2013 yılında gölge avcılarını anlatan bir kitap ve 2014’te de serinin altıncı kitabı okurları ile buluşacak.
Peki neden şimdi bu kitap, çünkü Ağustos 2013’te bu kitabın bir filmi çıkıyor ve fragmanları internette, serinin meraklıları ile buluştu bile.  Sizler içinde aşağıda bir link var ;)

Öncelilkle konusundan bahsedeyim, en yakın arkadaşı Simon ile Pandemonium Kulübe (@Küçük Kız: böyle bir detayı hakikaten bir postda senden başkası vermez :) giden on beş yaşındaki Clary - Clarissa - (on beş yaşındaki bir çocuğun gece kulübünde ne işi var kısmına hiç girmiyorum tabii ki) bir cinayete şahit olacağını hiç düşünmemişti. (@Küçük Kız: Böyle kınamaları sana hiç yakıştıramadım cık cık)

Neyse :), gece kulübünde mavi saçlı bir çocuğun öldürülmesine şahit olur ve bu cinayetleri işleyen çocukların hiç görmediği cinsten silahları ve tuhaf dövmeleri vardır.  Üstüne bir de ceset yok olurca ve hele bir de bu çocukları Clary’den başka kimse görmüyor olunca işte Ölümcül Oyuncaklar Serisi başlamış oluyor.

@Küçük Kız: Kınadı yahu resmen kızı :) Avrupalı yavrum onlar hem başında erkek var ne olcek :p
Ben devam edeyim o zaman, Clary’nin ilk gölge avcıları karşılaşması bu şekilde oldu tabi. Şimdi diyeceksiniz ki Gölge Avcısı nedir?

Gölge avcısı, dünyayı iblislerden temizlemeye çalışan savaşçılardır. Ancak şu detayı vermek isterim, gölge avcıları çılgın gibi önlerine çıkan her iblisi öldürmüyor, kuralları ihlal eden yaramaz iblisleri öldürüyorlar.
(@Tuğçe: Birde benim detaylarıma laf ediyorsun, canım ;) ) Şimdi burada didişmeyelim cicim :) Bu en azından önemli bir detay hani kulüp isminden ziyade, adamlar biçer döver değil diyoruz :) :)

Jace ile ilk karşılaşması da bu gece klubünde, ondan başka kimsenin görmediği o cinayeti izlerken olmuştu zaten Clary’nin. Melek gibi görünen ve tam bir pislik gibi davranan çocuk Jace :)
Sonraki yirmi dört saat içinde, Clary kendilerine saldıran bir iblis ve annesinin kaçırılması ile kendisini istemeden Jace’in dünyasında buldu.

Annesinden gelen telefon üzerine acilen eve dönen Clary, daireyi darma dağınık bulur ve kendisini de içeride bir iblis beklemektedir. (yaşadığı korku ve şaşkınlık malumunuz) Jace onun imdadına yetişiyor ve kendi türleri için bir sığınak olan Enstitu’ ye kızımızı götürüyor.  

@Tuğçe: Clary’nin kendilerini nasıl gördüğü, iblislerin Clary ve annesi gibi sıradan insanlarla neden ilgilendiği gibi sorular ise kitabın hemen başında karşımıza çıkan ilk sorular… Ve bu sorularla Clary’nin nereye ait olduğunu çözmeye çalıştığı ve gölge avcılarının dünyasını keşfetmeye başladığı macerası perdelerini açıyor.

Bu noktadan sonra tabii ki bu türe ait, hele de bu kitap kadar beğeni kazanmayı başarmış her roman gibi oldukça hareketli, yer yer şiddetli ve tehlikeli, aynı zamanda da ufak tefek romantik ögelerle süslenmiş, sonundaki olay ile de neye uğrayacağınızı şaşırabileceğiniz, bir ilk kitap sizleri bekliyor diyebilirim. (@Küçük Kız: daha ne kadar uzatabilirsin cümleyi diye merak etmiyor değildim artık :) Ve tüm bu gerçeküstü konuya ve hızlı hikayeye rağmen, gölge avcılarının, oldukça detaylı kurulmuş ve inanılır bir dünyası var. 

@Küçük Kız: Sana ilk elden sormak istediğim bir soru var. Kurgu mükemmel hele hele bir son var ki kitap da beni benden aldı :) Ancak beni ortalardaki o, 250 sayfa boğdu, mahvetti :/ sende de aynısı oldu mu? Bu kadar  güzel ve hızlı başlayan bir kitap hem de olmamış o yavaşlama bence.

@Tuğçe: Sana katılıyorum (biraz sabırsızız sanırım, az aşağıda detaylı açıklayacağım burada sana nasıl katıldığımı) , kitabın genelinin böyle hızlı ve hareketli  olmasına rağmen, beni de çok bağlayamadığını söyleyebilirim. Hatta o kadar iz bırakmadı ki, bir seneden fazla olmuş olmasına rağmen ve bahsettiğim şekilde bir finale rağmen serideki ikinci kitabı henüz geçtiğimiz hafta aldım. Ama aldım, bu da bir şey değil mi?<=(Züğürt Tesellisi Vol.1) @Küçük Kız :)

@Küçük Kız: Ben set halinde aldım seriyi bildiğin üzere ve ilk kitabın başları böyle beni sıkmaya başlayınca sana içimde ki korkuyu anlatamam :)  ama serinin devamı mükemmel ilerlemekte (ikinci kitaba başladım bir gaz:))

Karakterleri konuşalım biraz da :) Ağustos ayında yüz yüze de tanışacağız zaten, dinliyorum seni canım;
@Tuğçe: Öncelikle, Clary gerçekten etrafında olup bitenleri göremeyen, iki ile ikiyi bir araya getiremeyen, fazlaca saf bir profile sahip. Ayrıca özellikle Simon ile arkadaşlığı konusunda oldukça bencil. Jace zaten en başından beri tam bir pislik gibi davranıyor, kendini gizlemiyor. İkili arasında da çok ciddi bir elektrik hissedilmiyor, sanki aralarındaki ilişki biraz gereksiz kaçmış ya da hissiyat bakımından yetersiz kalmış diyebiliriz.  Aşk hikayesinin kesinlikle ön planda olduğu bir hikaye olmadığını vurgulamaya çalışmış gibi yazar. Hal böyle olunca bazı sahneler de aslında biraz gereksiz kaçmış, son derece hızlı ve güzel başlayan bir kitabın ortalarında yer doldurmaya çalışır gibi olmuş.

@Küçük Kız: Simon’ı yirim yirim :) ve bencillik konusunda sana kesinlikle katılıyorum, Clary sana gıcık oldum kızım! Net!

Jace (ah bebeğim ya) olduğu gibi bir karakter, ama oldukça sempatik geldi :) 
Serseri erkek karakterlere zaafım var sanırım. (@Tuğçe: bende tam diyecektim, kötü çocukları seviyoruz galiba diye! :) ) Aşk hikayesinin yeterince hissedilmemesi benim için oldukça hayal kırıklığı oldu. (@Tuğçe: tahmin edebiliyorum!) Bir Edward&Bella bekler iken ben ( Simon, Jacop oluyor bu durumda :)) yazarın kurguya daha fazla dikkat çekmiş olması beni puf! söndürüverdi. 

Diyaloglara değinmeden geçemicem, bazı yerlerde beni benden aldı :) Belki benim çok dikkatli okumamdan kaynaklandı bilmiyorum ama, düşük cümleler mevcuttu. Senin dikkatini çekti mi?

@Tuğçe: Çekmez mi? Kitabın diyaloglarında yer yer acemi bir yazarın kaleminden çıkmış gibi duran bazı kopmalar söz konusuydu, eski ile yeni dil arasında dramatik etki yaratmak istercesine gidip gelmeler senin deyiminle beni benden aldı ;). Ama kendinizi kaptırınca dert ediliyor mu diye sorarsanız, hayır tabii ki…

Sonu için ise, söylenebilecek bir şey tabii ki yok, okuyanlardan çok az kişinin böyle bir sonu tahmin edebileceğini düşünüyorum ama tabii ben bu sonun tamamen ikinci kitap için hazırlanmış olduğuna da eminim. Aksi halde pek hoş bir durum olmayabilir yaşananlar zaten. Ama sadece bu son bile sanırım eninde sonunda bir sonraki kitabı okumaya yetecek bir sebep. Ki sanırım sende bana katılıyorsun bu konuda, oldukça heyecanlı bir şekilde...

@Küçük Kız: İşte bebeğim! Vuhuuuu… Seriye devam etme sebebim o son, o kadar söyliyim. Suratımda ki o şaşkın ifade tam fotoluktu. Kesinlikle kitaba ayrılan bütün vakitlere değeceğinin kanıtı o final sahneleri :)

Filme sırf sonu için gidebilirim :) Oyuncuların suratlarında ki o ifadeyi görebilmek  için. (@Tuğçe: çok ümitli olmazdım bu konuda çünkü kitapta her ikisi de bizim kadar – yani okur kadar – şaşırmıyor gibi o sona, pek üstünde durmuyorlarmış gibi, ki bu da beni biraz sinir etmişti eklemeden geçemeyeceğim) @Küçük Kız: Ama o ikinci kitaptan, şimdi spoiler veremiyorum, adamın dünya umrunda değil inanmıyorlar öyle olduğuna :) :) Haksızda değiller hani :)

Bu detay kısmını da sana paslıyorum bebek :) Sahne senin. (@Tuğçe: kendimi son derece sıkıcı hissetmeye başladım ama haberin olsun!)

(@Küçük Kız: Sen mi sıkıcısın, Yirim <3 Alakası yok, sadece fazla titiz çalışıyorsun, baya inceleme yapıyorsun, detaycısın felan, evli işinde gücünde biri olman filan etkili bunda da ve bunların toplamı sıkıcı yapmaz :p ahahaha)

olumcul oyuncaklar serisi

Birazda filmden bahsedeyim kısacık, oyuncu kadrosu fazla bilinen kişilerden oluşmuyor ve ağırlıklı İrlandalı bir kadro denebilir. Okuduğum yorumlara göre, Lily Collins (@Küçük Kız : Kız güzel ben beğendim)Lena Headey ve Jamie Bower’ın oyunculukları, Clary, Jocelyn ve Jace’in yazılmış karakterleri ile oldukça uygun görünüyor.( @Küçük Kız : Jace çirkin onu beğenmedim, cılız filan o ne be) Kızı sevmedim, Jace'i sevdim dersem şaşırmayız herhalde di mi şimdi? 

Hatta okuduklarıma göre şiddet, cinsellik (@Küçük Kız : kitap da var mı ki öyle bir şey?) (varmış gibi yapıyorum, çaktırma) ve büyüleyici sahneler açısından daha bile etkili olacakları yönünde. Aynı zamanda fragmanda da görülebilen, diyalaoglar, karakterlerin özellikleri bozulmadan biraz daha yumuşatılmış ki bunun da filme iyi bir etkisi olacağı kesin. Umarım fragmanı kadar etkili bir film olur da keyifli birkaç saat geçiririz…

@Küçük Kız :Beraber gideriz belki hem olmaz mı :)

@Tuğçe : Süper fikir. Hatta, Hey! Oradakiler, bize katılmak isteyen var mı? Aşağıya yorumlarınızı bırakın ve belki de bu filme hep birlikte gideriz... 

@Küçük Kız: Allah’ım sevgi keleği biz :) Ölcez, ölcez kucak açmaktan :) Sizi seviyoruz, bizi takip etmeye devam edin ;) 

Buyurun bu da, Kemikler Şehri Fragmanı!

Buradan satın alabilirsiniz:

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...